sol yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sol yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ekim 2017 Salı

Yahudi Sorunu - Karl Marx

Bu kitap Marx'ın ilk eseri. Yıl 1843. Ele aldığı konu ve yaklaşımı ise 170 küsür yıl sonrası için hala çok yakıcı.

Bruno Bauer'in Hristiyan devlette Yahudilerin statüsünü ele aldığı metnini eleştiren Marx, özetle "Yahudi"nin dini bir kimlik olarak ele alınmasını sorunlu buluyor ve toplumsal koşulların yarattığı (dindarıyla, seküleriyle) gerçek Yahudi'nin kimlik meselesini ortadan kaldıracak olan çözümü tartışmalıyız, diyor. Bunun yolunun da insanı dine yönelten ihtiyaçların toplumsal olarak giderilmesiyle dinin ortadan kalkması, Yahudi'yi kendini koruyabilmek için para kazanmaya iten çarpıklığın da paranın çözdüğü sorunların toplumsal olarak çözülmesiyle ortadan kalkacağını, böylece ortada ne din devleti, ne dini ortadan kaldırıp dindarlığı güvence altına almaya çalışan ikiyüzlü laik devlet kalacağını söylüyor.

Kısacası Marx tartışmalarında pek de lafı geçmeyen bu küçük kitap günümüzün hararetli konuları için gerçekten çok aydınlatıcı bir çıkış noktası.

11 Ekim 2017 Çarşamba

1844 Elyazmaları - Karl Marx

Çok uzatılacak bir konu değil. Zamanında okuduğum ama hiçbir şey hatırlamadığım (muhtemelen okuduğumda da pek anlamadığım) Elyazmaları'nı bu kez ders için, dikkatle ve dersin ışığında okudum. Daha iyi bir okuma yapabilmek için de, devrimciliği nedeniyle destek olmak istediğimiz fakat Çağatay Türkçesi kullanımına ifrit olduğum Sol Yayınları'nın baskısı yerine (Allah affetsin) nefret etsek de iyi çeviri olacağını düşündüğüm İletişim'in Birikim Kitapları versiyonunu aldım. 

Almaz olaydım! Çeviri İngilizce metinden, bizzat Murat Belge'ye ait. Ne ki bu da Çağatay Türkçesi!?! Tanıtlamalar, saltıklıklar falan hiçbir açıklamaya yer vermeksizin havada uçuşuyor. Bu işin linguistik kısmı. Felsefi olarak ise söz gelimi Hegelci terimlere düşülmüş hiçbir dipnot yok, bu da tam bir kavram karmaşasına yol açıyor. Hadi bunu geçiyoruz, üç el yazmasından oluşan kitabın "İçindekiler" bölümünde el yazmalarına atıf yok, yalnızca her bir el yazmasının sonunda "Bu el yazması da burada bitiyor" notu var. Okura böylesi bir kolaylık sağlamaktan bile imtina edilmiş.

Bu nedenle bu bir pişmanlık postudur. Ben ettim siz etmeyin, düşmanın oyununa gelmeyin. Alacaksanız Sol Yayınları'ndan alın bu kitabı. Ne de olsa anlamayacaksınız, bari onu anlamayın.